İnsanı yeniden inşâ etmek, onu yaşadığı çağın insanı hâline getirmek; onun fikirlerini ve hayâllerini yüceltmek, ona yepyeni rüyâlar göstermek ve gördüğü rüyâlarını yeniden yorumlamak; düşmüşse düştüğü yerden kaldırmak, onu Hakk’a ve hakikate hazırlamak, kulluk bilinciyle donatıp Allah’a lâyık hâle getirmek…
Gerçekte peygamberlerin ve onların izinden giden Hak dostlarının ve aydınlanmış gönüllerin misyonu ve insanlığa mirâsı da budur. Bu mirâs putlaştırılan bütün sahte düşüncelerden kurtulup insanlığın yeniden inşâ edilmesini sağlayacak biricik gerçektir, başka bir şey değil.
Burada konumuz olan Yûnus Emre de insanlığı düştüğü yerden kaldıranlardan, benlik çukurundan kurtaranlardan biridir.
Yûnus, aslından uzaklaşan insanlığın kendine gelip özüne dönebilmesi için nefsinin, varlığın, hilkatin yani İslâm’ın bütün değerlerini yeniden yorumladı. Bütün zamanlarda aşk ve irfân terbiyesinden geçen her ârif gibi o da bazı yanlışları söküp yerine yepyeni değerler ortaya koydu. Hakikati yaşadı, yaşadığını söyledi ve kendimize gelebilmemiz için gönlümüzü sarstı gitti.
Yûnus, 13. asrın sonlarında geldi. 1240/1-1320/1 yılları arasında yaşadı. Ölümsüzler kervânına katıldı. Hakikatin dili oldu. Yanan gönüllerin, aslının peşinde koşan canların üzerine bir sabâ meltemi gibi esti, onların içlerini serinletti. Teşne-dillere su verdi. Karanlıkta kalanlara ziyâ oldu, içlerini aydınlattı. Kulaklarına kar suyu kaçırdı. Aşk illerinden şirin haberler getirdi. Varlık ve yaratılışla ilgili sorularına cevaplar verdi. Elinizdeki “Aşk Dilimiz Yûnus Emre” adlı eser Yûnus’un günümüz insanınca daha iyi anlaşılması, İslâm’ın hakikati olan vahdete ait düşüncelerinin daha doğru ve sağlıklı bir şekilde değerlendirilebilmesi için hazırlanmıştır. Bu eserde gönül dilimiz Yûnus Emre’nin hayatı, eserleri ve görüşlerinden başka 61 ilâhîsinin yorumu yapılmaktadır.




Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.