Bolulu Mustafa Safî Halvetî Menâkıbnâmesi

Mustafa Safî Halvetî 19.asırda Bolu’da yaşayan, döneminde susayan dillere aşk ve irfan pınarı olmuş Hak dostlarından biridir. Bu büyük gönül, 1784’te Diyarbakır’da dünyaya gelmiş ve İstanbul’daki tahsil hayatından sonra Çerkeşî Mustafa Efendi ve akabinde Geredeli Azîz Hazretleri’ne bey’atla sülük çıkarmıştır. Hilâfetle gönderildiği Bolu’da 29 Aralık 1846 senesinde bu âlemden göçen Mustafa Safî Efendi’nin türbesi Aktaş Câmii ve Tekkesi bitişiğindedir.
Elinizdeki eser Azîz Hazretleri’nin dervîşlerinden İbrahim Hilmî Bey tarafından kaleme alınmıştır. Tek nüshası “Millet Kütüphanesinde bulunan eser (bk. Ali Emîrî, Şer’iyye Bl, 1111. 34.) uzun yıllar önce çevirisini yaptığımız halde tamamlayamadığımız için neşredilememişti. Bu sefer eserin sadeleştirilmiş metnini siz değerli okuyucularımızla paylaşmanın sevincini yaşıyoruz. İnanıyoruz ki bu menâkıp, özelde Bolu araştırmalarına genelde Türk irfan hayatına yepyeni katkılar sağlayacaktır.

Cihangir’de Bir Aşk ve İrfan Ocağı

CİHÂNGÎRDE BİR AŞK VE İRFÂN OCAĞI başlığıyla sadeleştirdiğimiz “Tuhfetü’s-Sâlikîn ve Hediyetü’l-Mürşidîn” adlı eser Hasan Cihângîrî Hazretleri’nin halîfelerinden Besnili Mustafa Nehcî (ö.1680’den sonra) tarafından kaleme alınmıştır. Nehcî’nin kaydettiği notların tertibiyle ortaya koyduğu Tuhfe, bizzat Cihângîrî Hazretleri’nden dinlediği veya şâhit olup da derlediği hatıraları ihtivâ etmektedir. Bu eser başta Cihângîriyye erkânı olmak üzere XVII. asrın siyâsî ve kültürel resmiyle ilgili bilgiler vermesi, İstanbul, Besni ve Şam hattından önemli anekdotlar kaydetmesi münasebetiyle kültür tarihçilerinin başucu kitaplarından biridir.

Erenler Kitabı – Tezkiretü’l-Hâs

Tezkiretü’l-Hâs’ta, 344 mutasavvıfın 509 menakıbı nakledilmektedir. İçindekilerden anlaşılacağı üzere Tezkire’de adı geçen mutasavvıfların yarıya yakını tarîkatler öncesi dönemde yaşayan kişilerdir. Bunların arasında Anadolu sahasında yaşayan Yûnus Emre, Ahmed Hayâlî-i Gülşenî, Seyyid Ali Semerkandî, Ahmed Ümmî el-Üsküdarî, Akşemseddîn, İlyâs es-Sakızî el-Halvetî, Evhadüddîn-i Kirmânî, Emîr Sultân, Sultân Veled, Hâcı Bayrâm-ı Velî, Cemâleddîn-i Halvetî, Hâcı Paşa, Hâmid-i Kayserî, Habîb-i Karamânî, Hasan Ünsî-i Şabânî, Hasan-ı Zarîfî, Hamza b. Hâcı Ali, Ramazan Efendi el-Halvetî, Sünbül Sinân, Şeyh Şabân-ı Velî, Karabaş-ı Velî, Şems-i Tebrizî, Sadreddîn-i Konevî, Abdullah-ı Rûmî, Alâaddîn-i Rûmî, Karabaş-ı Velî, Yahyâ-yı Şirvânî, Seyyid Nizâmeddin, Yakûb-ı Sünbülî, Muhammed Murâd, Niyâzî-i Mısrî, Merkez Efendi, Mollâ İlâhî vd. gibi zâtlar, tezkirenin değerini bir kat daha arttırmaktadır.