%35
Niyâzî-i Mısrî Dîvânı Şerhi %35 indirimli Seyyid Muhammed Nûru'l Arabî

Niyâzî-i Mısrî Dîvânı Şerhi

Liste Fiyatı : 85,00TL
İndirimli Fiyat : 55,25TL
Kazancınız : 29,75TL
Havale/EFT ile : 52,49TL
%35
İndirimli Fiyat : 55,25 TL
Satın Al
Niyâzî-i Mısrî Dîvânı Şerhi
Niyâzî-i Mısrî Dîvânı Şerhi
H Yayınları
55.25

Hz. Pîr Mehmed Niyâzî-i Mısrî Halvetî (1618-1694) Dîvân-ı İlâhiyât’ındaki nutk-ı şeriflerinde XIII. asrın hakîkat dili olan İbn Arabî, Hazret-i Mevlânâ ve Yûnus Emre gibi üç büyük İslâm mutasavvıfının tefekkürünü yeniden yorumlayarak aşka ve irfâna ait hakîkatleri kendi sülûk tecrübeleriyle damıtıp süzerek yepyeni bir üslûp ve terkiple takdîm etmektedir. Onun ilâhiyâtını kendinden önce ve sonra gelenlerden ayıran husûsiyet sadece Yûnus’tan, İbn Arabî’den yahut Mevlânâ’dan tevârüs ettiği mirâs ile seyr ü sülûk ve vahdet sırlarını billûrlaştıran ifadeleri değildir. Nitekim Hz. Niyâzî Dîvân-ı İlâhiyât’ında sülûk sırasında yaşanılması gereken fark ve cem‘ sırlarını dengeli olarak vermektedir ki onu selefinden ayıran asıl özellik budur. Sülûku sırasında yaşadığı aşk ve irfân hâllerini yorumlamaya çalışan sâlikin hakîkate doğru yol alırken hangi halde hangi reçeteyi kullanacağını bilmesi, nefsinin tehlikeli yollara sapmasını önleyecektir. Niyâzî Hazretleri’nin ilâhiyâtı bu sapmaları önleyecek altın kuralları ihtivâ etmektedir.

Hz. Pîr’in ilâhiyâtı tertip edildiği günden bugüne turuk-ı aliyye mensûpları tarafından zikir meclislerinde besteli olarak okunmuş veya sohbetlerde şerh edilmiştir. Bu şerhlerden birisi de Seyyid Muhammed Nûru’l-Arabî Hazretleri’ne (1813-1887) aittir.

Esasen Seyyid Hazretleri Mısır’da doğan ve ana dili Arapça olan bir zat olduğu halde manevî bir sevk ile gelip yerleştiği Rumeli’nde bir Türk gibi yaşamış, sohbetlerini genellikle Türkçe yapmıştır. Niyâzî-i Mısrî Efendimizin değerini herkesten çok daha iyi anlayarak ihvânını onun manevî tecrübelerini anlattığı ve bir tasavvuf ilmihâli olarak kaleme aldığı ilâhiyâtı ile eğiten Muhammed Nûr elimizdeki bu ölümsüz şerhi gönül ehline mirâs bırakmıştır. Seyyid Hazretleri ihvânına şerhi yaparken muhtemelen Bulak baskısını (H. 1259/1843) esas almıştır. Bu nüshada 185 nutk-ı şerif mevcuttur.

Elinizdeki eser Seyyid Muhammed Nûr’un M. 1875-1881 yılları arasında Hak âşıklarına yapmış olduğu derslerde tutulan notların terkibiyle ortaya çıkmıştır. Seyyid Hazretleri’nin görevlendirdiği dervîşânın tuttuğu bu notlar daha sonra Hüseyin Şemsi Ergüneş Hazretleri (1968) tarafından karşılaştırma yapılarak tebyiz edilmiş ve son şekli verilmiştir. Bu eserde metnin Ali Muhittin Ergüneş’in elindeki müellif hattı ve şahsi kütüphanemizde bulunan istinsâhı esas alınmıştır.

*

 

Paraphrase of Collected Divine Poems of Niyâzî-i Mısrî

 

Collected Divine Poems of Hazrat Niyâzî Mısrî is the most popular and widely read work in the Ottoman geography which has more than 200 manuscript copies in several libraries. Especially, Collected Divine Poems of Hz Pir’s was instructed and adviced as an instruction book in the lodge houses and Sufi groups for ages. Mısri, the successor of the current of thoughts such as İbn Arabî, Hazrat Mevlana and Yûnus Emre in the 17th century is a perfect blend of those 3 Sufi Masters. He was not only a gnostic Sufi who realised the deepness of Islam, but also a wise poet knowing specifics of Turkish language. Trying to understand the “Collected Divine Poems” telling about the inner journey experiences of this wise and Truth Lover means to perceive the deep meaning of Islam, unity of existence and the selfness of human.  

As a Sufi poet, the distinctive feature of Hz. Pîr is his well-balanced explanations about the secrets of union/separation modes that should be experienced during an inner journey.

Muhammed Nûru'l-Arabî was a great Sufi who paraphrased Niyazi Mısri poems. This precious book comprises of the paraphrases of Mîsri poems made by Muhammed Nûru’l Arabî which were clerked by Usturumcalı Ömer Bey.

  • Açıklama
    • Hz. Pîr Mehmed Niyâzî-i Mısrî Halvetî (1618-1694) Dîvân-ı İlâhiyât’ındaki nutk-ı şeriflerinde XIII. asrın hakîkat dili olan İbn Arabî, Hazret-i Mevlânâ ve Yûnus Emre gibi üç büyük İslâm mutasavvıfının tefekkürünü yeniden yorumlayarak aşka ve irfâna ait hakîkatleri kendi sülûk tecrübeleriyle damıtıp süzerek yepyeni bir üslûp ve terkiple takdîm etmektedir. Onun ilâhiyâtını kendinden önce ve sonra gelenlerden ayıran husûsiyet sadece Yûnus’tan, İbn Arabî’den yahut Mevlânâ’dan tevârüs ettiği mirâs ile seyr ü sülûk ve vahdet sırlarını billûrlaştıran ifadeleri değildir. Nitekim Hz. Niyâzî Dîvân-ı İlâhiyât’ında sülûk sırasında yaşanılması gereken fark ve cem‘ sırlarını dengeli olarak vermektedir ki onu selefinden ayıran asıl özellik budur. Sülûku sırasında yaşadığı aşk ve irfân hâllerini yorumlamaya çalışan sâlikin hakîkate doğru yol alırken hangi halde hangi reçeteyi kullanacağını bilmesi, nefsinin tehlikeli yollara sapmasını önleyecektir. Niyâzî Hazretleri’nin ilâhiyâtı bu sapmaları önleyecek altın kuralları ihtivâ etmektedir.

      Hz. Pîr’in ilâhiyâtı tertip edildiği günden bugüne turuk-ı aliyye mensûpları tarafından zikir meclislerinde besteli olarak okunmuş veya sohbetlerde şerh edilmiştir. Bu şerhlerden birisi de Seyyid Muhammed Nûru’l-Arabî Hazretleri’ne (1813-1887) aittir.

      Esasen Seyyid Hazretleri Mısır’da doğan ve ana dili Arapça olan bir zat olduğu halde manevî bir sevk ile gelip yerleştiği Rumeli’nde bir Türk gibi yaşamış, sohbetlerini genellikle Türkçe yapmıştır. Niyâzî-i Mısrî Efendimizin değerini herkesten çok daha iyi anlayarak ihvânını onun manevî tecrübelerini anlattığı ve bir tasavvuf ilmihâli olarak kaleme aldığı ilâhiyâtı ile eğiten Muhammed Nûr elimizdeki bu ölümsüz şerhi gönül ehline mirâs bırakmıştır. Seyyid Hazretleri ihvânına şerhi yaparken muhtemelen Bulak baskısını (H. 1259/1843) esas almıştır. Bu nüshada 185 nutk-ı şerif mevcuttur.

      Elinizdeki eser Seyyid Muhammed Nûr’un M. 1875-1881 yılları arasında Hak âşıklarına yapmış olduğu derslerde tutulan notların terkibiyle ortaya çıkmıştır. Seyyid Hazretleri’nin görevlendirdiği dervîşânın tuttuğu bu notlar daha sonra Hüseyin Şemsi Ergüneş Hazretleri (1968) tarafından karşılaştırma yapılarak tebyiz edilmiş ve son şekli verilmiştir. Bu eserde metnin Ali Muhittin Ergüneş’in elindeki müellif hattı ve şahsi kütüphanemizde bulunan istinsâhı esas alınmıştır.

      *

       

      Paraphrase of Collected Divine Poems of Niyâzî-i Mısrî

       

      Collected Divine Poems of Hazrat Niyâzî Mısrî is the most popular and widely read work in the Ottoman geography which has more than 200 manuscript copies in several libraries. Especially, Collected Divine Poems of Hz Pir’s was instructed and adviced as an instruction book in the lodge houses and Sufi groups for ages. Mısri, the successor of the current of thoughts such as İbn Arabî, Hazrat Mevlana and Yûnus Emre in the 17th century is a perfect blend of those 3 Sufi Masters. He was not only a gnostic Sufi who realised the deepness of Islam, but also a wise poet knowing specifics of Turkish language. Trying to understand the “Collected Divine Poems” telling about the inner journey experiences of this wise and Truth Lover means to perceive the deep meaning of Islam, unity of existence and the selfness of human.  

      As a Sufi poet, the distinctive feature of Hz. Pîr is his well-balanced explanations about the secrets of union/separation modes that should be experienced during an inner journey.

      Muhammed Nûru'l-Arabî was a great Sufi who paraphrased Niyazi Mısri poems. This precious book comprises of the paraphrases of Mîsri poems made by Muhammed Nûru’l Arabî which were clerked by Usturumcalı Ömer Bey.

      Stok Kodu
      :
      9786054042616
      Boyut
      :
      16,5 x 24 cm
      Sayfa Sayısı
      :
      600
      Basım Yeri
      :
      İstanbul
      Baskı
      :
      4
      Basım Tarihi
      :
      2018
      Kapak Türü
      :
      Sert Kapak - Ciltli
      Kağıt Türü
      :
      Kitap Kağıdı
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat